-
Anémic Cinéma: Disk ve Hipnoz, Saf Kinetizm | Hasan Cem Çal
Marcel Duchamp’ın Anémic Cinéma’sı filmin bir tür önerme ya da saflaştırılmış/billurlaştırılmış bir argüman olarak iş gördüğü tipte bir film, bir film olarak görsel-işitsel bir dünya kurmaktansa “bir dünya olarak film” diyebileceğimiz şeyin ta kendisinin aslında neyden ibaret olduğunu görünür kılmaya, kavratmaya çalışıyor. Avangard, erken avangard, dolayısıyla da (filmin doğumunda filme dair ilgi çekici olanın filmin… — oku
-
Word Movie: Dil Birimleri ve Sinapslar | Hasan Cem Çal
Paul Sharits’in pek çok filmi gibi Word Movie’si de göze değil doğrudan beyne, hatta sinir sistemine hitap eder: Filmsel bir aşırı yükleme. Word Movie’nin farkı ise bu eğilimi daha ziyade sesle ve sözcükle aynı anda kavuşacağı bir noktaya ya da boyuta itmesi veya çekmesidir. Film boyunca kelimenin tam anlamıyla algılanan, üst üste binen, iç içe… — oku
-
Kötü Şiir Hakkında Kötü Sözler | Münir Yenigül
0. Daha önce Kafagöz ve Banliyö’de yayınlanan kötü şiir araştırmaları, bazı dönem şiirlerinin bıktırıcı yanları, değişen yaşam biçimlerinin şiire yansımaları, şairaneliğin gerekliliği/gereksizliği, eski moda satirik şiirlerin nafileliği, şiire nüfuz eden fantazmalar, başarısız denemeler, oyunlar, anlamın hâl değişimleri gibi konular ve iyi/kötü örneklerle devam ediyor. 1. /* Ah sen ötelerden! kızgın bir güvercin gibi… — oku
-
‘Şeyler Kitabı’ Üzerine Tezler – 3 | Mikâil Söylemez
DENEY FİKRİ [1] Ş.K’de görsel anlatının öne çıkardığı iletişim olanağı, söz-anlam ilişkisinden önce devreye girer. Bu aşamada öznenin konumu, dış dünyada karşılaşılan şey ve durumun yerli yerine oturtulması bakımından belirleyici olur ve şeylerle kurulan diyalogu etkileyip dönüştürebilir. Buna bağlı olarak, metin içerisinde karşılaşılan görsel düzenlemeler anlam olanaklarından önce, doğrudan görsel anlatının iletişim yöntemini… — oku
-
“basenime eleştiri” – “kalçalarıma saygılar” / Fatima Malik ve Lucille Clifton’dan bakışımlı birer şiir (Çeviren: Ahmet Güntan).
Pakistanlı yazar Fatima Malik’in Basenime Eleştiri şiiri, Langston Hughes’un keşfettiği Amerikalı siyahi şair Lucille Clifton’ın kalçalarıma saygılar şiirine ithafen yazılmıştır. Basenime Eleştiri Fatima Malik —Lucille Clifton’a ithafen Bir sonraki tren için peronda çok beklemem umarım— buradaki kalabalığa göre fazla kalınım, dikkat çeker, asansörde arada kayboluyorum, nenemin son günlerini hatırlıyorum teyzem duştan sonra onu giydirirdi hâlâ… — oku
-
Videosonografi: Tracey Emin’in Video-Şiirlerine Dair | Hasan Cem Çal
Tracey Emin’in video-şiirlerinin ilginçliği aynı anda iki sebepten ileri geliyor: videoların hareketli görüntülerden oluşmaması ama bir yandan da içermiş oldukları kelimelerin, diyelim ki imgelerin ya da görselliklerinin okunaksız oluşu. Bir bakıma ne video ne de şiir bu işler, daha ziyade iki imgesel mecra/sanatın kesiştiği noktanın alt sınırında, asgari limitinde konumlanıyor gibiler; birer “altta/arada-video-şiir”ler diyelim. … — oku
-
Meeting / Buluşma, photoinstallation, Tarık Günersel 2017
-
“Bir çembere sıkıştırılıp kuşatılmış kafamın içini / bir baltayla yarıp dışarıya çıkıyorum,” | Elvin Eroğlu’ndan bir şiir.
Uğur Böcekleri ve Kelebekler Bu sabah, kafamda uğurlarımla uyandım. Bana sanrılar gördüren, sessiz ve küçük şeyler. Çocukken bir aile toplantısı sırasında, dedemin kafasında uğur (ur) olduğunu söylediklerini duymuştum. “Doktor kafasında uğur (ur) var dedi.” Dedemin kafasında, uğur böcekleri mi? “Hem sağ hem de sol tarafta iki tane.” Beraber yaşayan iki uğur (ur), nura benzeyen… — oku
-
“Modernizm”den Sonra ya da İzmirli Ahmet | Musa Günerigök
Yayıncının Notu: Musa Günerigök’ün yazısı, Yol Çiçekleri – Ahmet Güntan’a Armağan kitabındaki yazısının tam versiyonudur. Yazıda yazarın yazım tercihleri uygulanmıştır. “Modernizm”den Sonra ya da İzmirli Ahmet Önce Gerçek Vardı Milletli ve devletli Dîvan şiirinin saltanatı yıkıldığından bu yana şiirimiz irili ufaklı birçok değişim geçirmiştir. Bunların kimileri şiiri yatay yönde çeşitlendirirken kimileri de beliren… — oku
-
“ama sonra sabah oldu ve güz oldu / ablam yanımdan kalkıp gitti” | İlker Hepkan’dan bir şiir.
akşam güneşi içimden geçiyor akşam güneşi içimden geçiyor upuzun koridorlardayım upuzun beklemelerde üşüdüğümü söylüyorlar ama ben hatırlamıyorum akşam güneşinin rengini hatırlıyorum sadece ondan kaçmamayı iyi biliyorum bir güzelliğim var elimde sinekle oynuyorum annem yapma diyor vızıltısına kaçıyor aklım gelecekten korkmamayı o zaman öğrendim herhalde sinekle oynuyorum bu sefer o yapma diyor elim şişiyor… — oku

Yorum yazabilmek için oturum açmalısınız.